İlkokul öğretmenimiz
Süleyman AYDIN
Sordu daha önce
sınıfta niçin kaldın
Burada umarım yerini
iyi aldın
Bizde derste arada bir
yaparız yardım
Oturduğumuz yer
camimizin bilinen avlusu
Nede hoştur
hocalarımızın mevlüd okuması
Elbette meşhurdur
kasabanın el dokuması
Hoca ihlaslı olunca
huzurlu namaz kılması
Güz mevsiminde tavana
asılırdı elma topu
Raflara sıra sıra
dizilir ahıllı kavunu
Pek meşhurdur
Kızılasarın arpa ve buğday unu
Hanımlar akşam
toplanır bulurlardı konu
Haziran ayında evet
göçülürdü yaylaya
Küçük küçükde taşlar
döşenirdi avluya
Başlanırdı hemen
tezgahla malı dokumaya
Sesi güzel olan beş
vakit ezan okumaya
Mescitlerimizde ne hoş
olurdu dibek
Toplanırdı buralarda
öbek öbek
Bazı arkadaşlar da yaş
gereği göbek
Bu kardeşlerimize
dedik bir görek.
Dünyaya geliş Babadağ
hayat başladı
Çocukluk çağı yaşamak
elbet başkaydı
Bilmiyorum has yaşım
hangi yaştaydı
Ayrılış ise yaş olarak
da kaçtaydı
Hey gidi çocukluk,
giyilirdi kısa pantolon
Dedelerimizde hep
askerlik anlatan
Bazı gençler vardı
komşu kızını da çatlatan
Gençler arasında
olurdu bazıda şarlatan
Pazar günleri gençler
atardı caddede tur
Kimse de demezdi ki
biraz buralarda dur
O zamanlar bilinmezdi
elbet bu günkü kur
O günleri düşününce
hatıralar hoştur
Namaz vaktinde
toplanma yeri olur mescid
Dedelerimizin cebinde
bulunur mecid
Derlerdi evladım
olursun umarım necip
Benzeme hiçbir zaman
acaba bu netip
Kiminin yaptığı pek de
hoşça yakışırdı
Gençlerde arada bir
nazlı nazlı bakışırdı
Kızanlar olsa da
bakarsın hemen yatışırdı
Arada olur elbet
bazıları kapışırdı
Bağlarımızda pek de
hoş olurdu kokulu çavuş
Büyüklerimiz dua
ederdi hasretine kavuş
Bilmediklerine
derlerdi bilene hep de danış
Yavrucuğum bazı
zorluklara da bu yaşta alış
Tezgahımızdan çıkan
edalı mekik sesi
Sayılı elbette
şüphesiz insan nefesi
Temenni edilir sonun
pek de iyi gelesi
Kimsenin yüreğin de
kalmasın istek hevesi
Umumiyetle ahşaptır
oturduğumuz evlerimiz
Birbirine nede uyardı
görenek ve hallerimiz
Elbette pek de çoktu
içimizde arzu emelimiz.
Aile bağlarında
oldukça sağlam temelimiz.
El tezgahlarında
çarşaflar dokunur
Minarelerimizden çifte
ezan okunur
Kadın erkek birbirine
edeple bakılır
Kışın ise bazı evlerde
ocak yakılır
Dostlara ziyarette
dediler biz demokrat
Kimileri efendim biz
ise hep teknorat
Bazı tanıdıklarımız
biz olduk bürokrat
Doğrusu anlayamadık
nerede hakikat
Nede güzel ve suludur
ahıllı kavunu
Yemek sonu içersin
göçük oluk suyunu
Çalışkan insan her
zaman bulur bir yolunu
Pekde hoş olur
hocalarımızın yorumu
Kıranbağ minare dibine
Bayram kurulur
Çocuklar neşe için
birbirine bağırır
Tahinli pidelerde
kağıtlara sarılır
Biri dikkat minare
yıkılıyor bağırır
Dergimizin adı evet
hoştur Basiad
Dedelerimizden vardır
bize nasihat
Doğruluktan ayrılma ol
ki hoş tabiat
Sözün özünde doğru
olsun emi evlat
Kimsenin hakkını yeme
bunu bil evet
Herkesin hakkını iyi
bil ve de gözet
Yalan sözden de hiçbir
yerde umma medet
Her zaman geçmişleri
huşu içinde yadet
Verdiğin sözü yerine
getir elbet
Lüzumsuz işler karışma
evet sabret
İçkiye alışma
alıştırma et sebat
Kumara bulaşmada bu da
sana nasihat
Karşındakine bir vakit
yapma eziyet
Her zaman taşı hep
olgun hoşça meziyet
Prensibin olsun her
yerde nezaket
Hal böyle olunca iyi
olur vaziyet.
Sene 1954 kuruldu 48
ortaklı şirket
Babadağ için faydalı
oldu elbet
Senelerce hizmette
bulundu evet
Bir çoğumuzun kurs
yeri oldu şirket
Müdürler heyet olurdu
yedi kişi
Kendilerine göre
bilirlerdi işi
Örnek olarak yaptılar
bazı işi
Umarız kolay olur
ahiret işi
Dokumacıdan alınırdı
malları
Mal sevk edilirdi
başka tüccarlara
Arada olurdu elbet
aksaklıkları
Pek de hoş tu mesai
arkadaşlıkları
Mallarda sıkı
pazarlıkla alınır
Kimi dokumacıların
gönlü kırılır
Bazıları işe neşe ile
sarılır
Kimilerinin ümit
haftaya kalır.
Mal ambarında mallar
bir sayılır
Para sıra ile vezneden
alınır
İplik paketler depoda
sıralanır
Dokumacı kardeşler
arada bir darılır.
Her gün kendine has
vardı güzelliği
Salı gününün başkaydı
özelliği
Arada yapılan espri
güzelliği
Kiminin giyinişinin
özelliği
Hesaplar işlenirdi
muhasebede
Fişler birikir biraz
muamelede
Bazıları daraşır bu
hal nedir diye
Kiminin doyulmaz yapar
espiriye
Mesaileri böyle geçti
şirkette
Sanmıyorum
anlatabildim mi hizmete
Anlatmada demek lazım
has kelime
Yazarız umarım sonraki
sefere
Pek meşhurdur Babadağ
el dokuması
Hafızlarımız da Kur’an
okuması
Dedelerimizin
yerindedir takvası
Hocalarımızın da
ihlaslı fetfası
Meşhurdur bizde keşek
yemeyi
Hane halkının elde
yemeyi
Dedelerimizin geleneyi
Yerindedir bazı
göreneyi
Her evimizin önünde
yok bahçesi
Pek de güzeldir
halkımızın lehçesi
Hoşça anlaşılır açıkça
türkçesi
Hatırnazdır içilir
dibek kahvesi
Çalışkan insanın hoş
geçer günü
Kıymeti kalmadı geride
dünü
Meşhurdur bazı ailenin
ünü
Hoş aranan evde bol
olsun ünü
Babadağlı bu sene
vergi de rekortmen
Niye olmasın aramızda
hoş centilmen
Hak ile işini hep
güzelce bilen
Bir adette riyasız
önde gelen
Çıkarılan derginin adı
Basiad
Dedelerimizden hoş
miras nasihat
Ortama uyar halk
iyidir vaziyet
Hemşehrilerimiz hoştur
var nezaket
Oturduğumuz yer çarşı
meydanı
Herkesin anlattığı da
eski anı
İnsanın pek de tabi
tatlıdır canı
İnsanın elbette vardır
sevimli yanı
Dedelerimizden edep
haya miras
Evlerimizin üstünde
olmaz teras
Aileler içinde bulunmaz garas
Hiç de görünmezdi aramızda maraz
TAHİR
ŞİMŞEK/İSTANBUL