BASIN AÇIKLAMASI

FRANSA'NIN EVRENSEL AYIBI


Bilindiği gibi Fransa Ulusal Meclisi, "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi suç sayan bir yasa tasarısını önceki gün kabul etti. Böylece,
"Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" ilkelerinin yazılı olduğu Fransız Parlamentosu, sahiplendiği bu evrensel değerleri hiçe sayarak, kabul
edilmesi ve anlaşılması olanaksız bir yasaya onay vermiş oldu.

Özgürlük kavramının evrensel bir değer haline gelmesine vesile olduğu varsayılan ve demokrasinin beşiği (!) diye nitelendirilen bu ülkenin
Meclisi, gösterdiği bu akıldışı tutumla bir anda karanlık ortaçağ zihniyetinin günümüzdeki temsilcisi konumuna düştü. Girişimin, Fransız
toplumu için tarihsel bir yüz karası olduğu bazı aklıselim Fransız senatörler tarafından da bizzat kabul edilmektedir.

Kendisine ait olmayan bir tarihi yargılamak cüretiyle ortaya çıkan bu ülke, önce dönüp kendi, kan ve zulümle dolu karanlık geçmişiyle
yüzleşmelidir. Cezayir'de, Cibuti'de, Ruanda'da binlerce insanı gözünü kırpmadan yok eden Fransa, öncelikle bu konularda dünyaya hesap vermek
zorundadır.

Kaldı ki, başkalarının tarihini sorgulamak Fransız Meclisi'nin hiç işi değildir. Fransız Parlamentosunun bu saplantılı yargısının, günümüzün
uygar insanı tarafından sindirilmesi imkansızdır.

Daha önce de AB'ye giriş sürecinde Türkiye'nin önüne çeşitli engeller koyan Fransa, bu kez de Türkiye ve Ermenistan arasındaki kısıtlı
diyaloğa ciddi bir darbe vurmuştur.

İnsani değerler ve özellikle de düşünce özgürlüğü açısından dünyanın hiçbir yerinde savunulması mümkün olmayan bu yasa, bilimsellikle
uzaktan yakından ilgisi bulunmayan bir hukuk garabetidir. Bir Fransız Parlamenterin dediği gibi: "Tarih yasalarla yazılamaz ve gerçekler
yasalarla değiştirilemez."

Atalarımız, bulundukları her coğrafyada, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün tohumlarını atarken; batı, engizisyon karanlığı içinde
yaşamaktaydı. Ecdadımız, hüküm sürdüğü topraklarda yaşayan halkların yaşam biçimlerine ve inançlarına karışmadan, tüm dünyaya düşünce
özgürlüğü ve insanlık dersi vermiştir. Kaldı ki bugün hala Ermeni vatandaşlarımızla aynı topraklar üzerinde, aynı değerlere bağlı bir
biçimde, kardeşçe yaşamlarımızı sürdürmekteyiz. Kinin, düşmanlığın hiç kimseye yararı olmadığı artık herkesçe bilinmelidir. Zaman,
kutuplaşma, bölünme değil, bütünleşme, sahip olunan ortak değerler etrafında birleşme zamanıdır.
Toplum olarak bu durum karşısında bizler de itidalli davranmalı, sakin ve akılcı hareket etmeliyiz. Fevri ve anlık tepkiler, haklıyken haksız
duruma düşmemize yol açabilir. Bu yüzden yapılması gereken en önemli şey; diplomatik, hukuksal ve akademik alanlarda tavrımızı iyi
belirleyip tüm dünyanın gözleri önünde Fransa'ya insanlık dersi vermek olmalıdır.
Fransız Ulusal Meclisince kabul edilen bu yasanın, yürürlüğe girmeden önce Senato ve Cumhurbaşkanı'ndan da onay alması gerekiyor. Umudumuz,
gerçeklerle örtüşmeyen, akıldışı bu girişimin senatoda reddedilerek gündemden çıkarılmasıdır. Yoksa, ülkemizde oldukça ciddi yatırımları
bulunan Fransa bundan bir hayli zarar görecektir.

Saygılarımla,

İsmail YILMAZ
BASİAD YÖN. KUR. BŞK.