|
Efendim, mitingler
ne kadar meydan
okumaysa, kapalı
toplantılarda iş
bitirme amaçlıdır.
Özellikle de, son
yıllarda çok moda
olan iş adamlarıyla
yapılan toplantılar...
Polisevi'nde geçen
hafta Cuma akşamı
böyle bir toplantı
vardı.
Toplantının ağır
topu Sanayi ve
Ticaret Bakanı Ali
Çoşkun'du.
Yemekli toplantının
ayrıntılarını
aktaracağım ama,
önce kafama takılan
bir soruyu ortaya
atmak istiyorum.
Bu toplantının ev
sahibi kimdi?...
AKP il teşkilatı mı?
Kısa adı BASİAD olan
Babadağlı Sanayici
ve İşadamları
Derneği mi?
Şimdi böyle bir soru
nerden aklına geldi
diyeceksiniz
Yanıtlayayım efendim.
Cuma günü yerel
gazeteleri açanlar
AKP il Başkanı Şahin
Tin'in demeciyle
karşılaştılar.
Tin, Denizlili
sanayicilerin ne
kadar şanslı
olduğunu söylüyor ve
Bakanların sürekli
Denizli'ye gelerek
çözümler ürettiğini
belirtiyor.
İl Başkanı Tin'in
sözleriyle aktarmam
gerekirse;
"Cuma günü Sanayi ve
Ticaret Bakanımızla
sanayicilerimizi
buluşturacağız.
BASİAD, DEGİAD,
DETKİB, GETİAD, DSO,
DTO, DTB başkan ve
yönetimlerinin hazır
bulanacağı bir
toplantı tertip
edilmiştir.
Kim tertip etmiş?
Tin'in açıklamasına
bakılırsa AKP il
teşkilatı...
Benim bildiğim,
Bakan BASİAD'ın
davetlisi.
Üstelik yemekli bir
toplantı, Bakan
Çoşkun'un da
kürsüden sorduğu
gibi giderleri
BASİAD tarafından
karşıladı.
Burada daveti
bildirmek üzere
devreye il
teşkilatı, Şahin Tin
girmiştir.
Buna bir diyeceğim
olmaz. Zaten normali
de budur.
AKP hükümetinin bir
bakanına ulaşmak
elbette AKP il
teşkilatına düşer.
Ancak bu işbirliği
"sahiplenmeyi"
gerektirir mi
bilmem.
Efendim toparlayacak
olursak, Şahin
Tin'in basına
geçtiği açıklamada
ev sahibi BASİAD'dan
hiç sözetmemesi bana
şık gelmedi.
Ayrıca kamuoyunun da
bu şekilde manipüle
edildiğini
düşünüyorum.
Bakan 2 saat dinledi
Bakan'ın davetine
ilişkin soru ve
yanıtları verdikten
sonra ayrıntılara
geçelim.
Adı üstünde yemekli
toplantı...
Bir yandan yemek
yenilecek, bir
yandan da
konuşulacaktı
Öyle de oldu.
Bakan Çoşkun bir
yandan yemeğini
yedi, bir yandan da
konuşmacıları
dinledi.
Çoşkun'un Tam 2
saat sürdü dinleme
hali..
Ev sahibi BASİAD
Başkanı İsmail
Yılmaz, Sanayi Odası
Başkanı Müjdat
Keçeci, Ticaret
Odası Başkanı Mehmet
Yüksel, Ticaret
Borsası Başkanı
İbrahim Tefenlili,
Esnaf ve Sanatlar
Odaları Birliği
Başkanı Musa
Çelikkol, PAÜ
Rektörü Hasan
Kazdağlı, Belediye
Başkanı Nihat
Zeybekci, CHP
Milletvekili Mustafa
Gazalcı, AKP
Milletvekili Osman
Nuri Filiz, Vali
Hasan Canpolat.
Gazalcı hariç her
biri ortak konulara
değindi.
CHP Milletvekili'nin
gündemi farklıydı.
Karşısında hazır
Bakanı bulmuşken,
Meclis havasında
sıraladı sözlerini..
"Konuşmasının
başında da Bakan
Çoşkun'la arasında
geçen diyalogu
aktardı.
Bakan Çoşkun
Gazalcı'yı görünce,
"Sayın Gazalcı
burdada mı muhalefet
edeceksin?" diye
sormuş.."
Gazalcı siyasi
rakibinin karşısında
puan aldı derken,
Bakan'ın cevabı
gecikmedi.
"Sayın Gazalcı, biz
sizin
muhalefetinizden
memnunuz.
Demokrasiler
muhalefetsiz olmaz.
Siz muhalefet
yapmaya devam edin,
bizde iktidarda
kalalım"
Bakan'ın sözleri
bittiğinde salon
kahkahaya
boğulmuştu.
Mustafa Gazalcı'ya
bir daha mikrofon
gelmediği için neler
düşündü bilmiyoruz.
Toplantının tamamı
basına açıktı. Öyle
görünüyordu ki,
Bakan hazırlıklı
gelmişti.
Nitekim tüm
konuşmaları dinledi
mi derken
Elindeki notlarla
cevap vermeye
başlamıştı.
Beraberinde
bürokratları da
getirmişti.
Salon tam anlamıyla
doluydu. Tamamı
olmasa da çoğu
ordaydı.
Bence bu geceye
ilişkin söylenecek
son söz
Her Bakan geldiğinde
tam kadro vaziyet
almayı bilen
sanayicinin bir
başka başarısıydı.
Kaç kişi vardı?
DYP mitinginde kaç
kişi vardı?..
Geçen hafta siyasi
kulislerin kritiği
bu oldu.
Nereye gitsem aynı
soru....
Kimi 15, kimi 25,
kimi 40 bin kişi
dedi.
Ya ben sayı saymayı
bilmiyorum, ya da
Demokrasi Meydanı
göreli bir alan.
Kişiye göre, insan
sayısını
değiştiriyor.
Mesala bana göre 30
bin kişi vardı.
30 bin sayısını
nerden mi çıkardım?
Metrekareye düşen
insan sayısından
hesaplandım.
Ama aynı alanda
Metin'e göre 20 bin
insan vardı,
Bülent'e göre 25
bin.
Ali Aygören'e
göreyse "30-35 bin"
Yapı Güçlendirme
Sempozyumu'nun kahve
molasında ayaküstü
konuştuk Ali Bey'le
Morali iyi, keyfi
yerinde. Mitingi
atlatmanın rahatlığı
yansımış yüzüne.
Sayının neden bu
kadar önemli
olduğunu anlattı.
Ve neden günlerdir
Denizli'de mitingin
konuşulduğunu..
Efendim... Aygören'e
göre bu miting,
DYP'nin ölü
toprağını üzerinden
atmasının
göstergesi.
Çünkü 2002
seçimlerindeki
yenilgi, miting
meydanından
belliymiş
Burdan da anlıyoruz
ki, partiler için
hala meydanların
doldurulması önemli.
Liderler hala
meydanlarda moral
buluyor.
Hala meydanlardan,
meydan okuyor.
Onun içindir ki,
"mitingde kaç kişi
vardı" sorusu bu
kadar önem taşıyor.
Eylemlerimiz
sürecek!
Soluk alamıyoruz.
Akşam saatleri
sokağa çıktığımızda
sanki boğuluyoruz.
Hava kirliliği almış
başını gitmiş..ibre
dünya
standartlarının çok
üzerinde
Kirlilik ölçümlerine
yanıt,
Denizli çanak
vaziyetinde, etrafı
dağlarla çevrili...
mazereti ...
Geçen yılla bu yıl
arasındaki
dengesizliğin
nedenini soran yok.
bir yetkili çıkıp
da hesap sorma
yanlısı değil,
Vatandaşın biri
olsun kabahat
işlediğinin farkında
değil.
Kömür denetimi
yapılıyor mu?
Nasıl yapılsın ki,
Kalitesiz kömürler
zaten devlet eliyle
dağıtıldı.
Fakir fukaraya
verildi.
Çünkü onlar başka
cumhuriyette
yaşıyorlardı.
Sonunda Gazeteciler
Cemiyeti dedi ki;
"Bu kentte yaşayan
ve en güçlü STK olan
bizler salt haber
vermekle kalmayıp
habere konu
olmalıyız."
Nasıl mı?
Eylem yapacağız.
Başta Cemiyet
Başkanı Bülent
Öztürk ve bendeniz
olmak üzere basın
çalışanları maske
takıp, bildiri
dağıttık sokaklarda.
Vali Hasan Canpolat
eylemimize destek
verdi.
Maskeyi çekinmeden
taktı.. sorumluluğu
paylaştı.
Kendisini kutluyorum.
Seval Uysal
14/12/2006
http://www.horozmedya.com/gazete/yazi_ayrinti.asp?YAZI_ID=308
|