SAYIN İSMAİL YILMAZ'IN
KONUŞMA METNİ:
Sayın bakanım, sayın valim, sayın millet vekillerim,
sayın belediye başkanım, değerli misafirler, değerli
basın mensupları;
Başta sayın bakanım
olmak üzere bu akşam burada olmanızdan dolayı derneğimiz
BASİAD adına hepinize hoş geldiniz diyor teşekkürlerimi
sunuyorum.
Sayın bakanım
öncelikle iktidara geldiğinizden bu yana ülkemizin gerek
refah gerek kalkınması için yapmış olduğunuz birçok
olumlu icraattan dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum.
Derneğimiz BASİAD
200 üye sayısıyla ülke ihracatının yaklaşık %6 sını
gerçekleştiren, bunun yanı sıra 50.000 civarında insana
iş imkanı sağlayan tekstil ağırlıklı aktif bir
dernektir.
Sayın bakanım bu
akşam size yukarıda belirttiğim rakamların gelecek
yıllarda daha fazla artacağından bahsetmeyi çok isterdim
fakat, maalesef tekstil sektörünün hükümetimiz
tarafından artık fazla tercih edilmemesi gereken bir
sektör olarak tanımlanmasından dolayı sektörde yeni
yatırımlardan söz etmek neredeyse imkansız hale geldi.
Son iki seneden bu yana sektör ağır ağır yok olmaya
doğru gitmekte, bizlerde seyretmekten başka hiçbir şey
yapamamaktayız.
Beklide haklısınız,
klasik tekstilden çıkıp daha üst düzey endüstriyel
ürünlere geçilmelidir. Bunda doğruluk payı elbette
vardır. Acaba bunun zamanı şimdimi olmalıdır. Sektör
temsilcileri olarak bizler bunun çok erken ve hızlı
olduğunu düşünüyoruz.
Bazı üst düzey
temsilcilerimiz, bir zamanlar sizde Avrupa’nın
Çin’iydiniz ne diye şikayet ediyorsunuz diyorlar. Doğru,
bir zamanlar bizler de Avrupa için öyleydik. Avrupa’daki
tekstil imalatçıları bundan şikayetçilerdi, bu nedenle
Avrupa klasik tekstil üretimini neredeyse sıfırladı.
Teknik tekstil, akıllı tekstil gibi daha endüstriyel
ürünlere yöneldi. Ama eğer inceleyecek olursak,
Avrupalılar klasik tekstil üretiminden çıkarken
teknolojik altyapısını tamamladığı gibi, tekstil
sanayisini korumak için kotalarla destekleyip
ağır ağır yıllar içinde
çıktı. Bunu da bir devlet politikası yaptı, bu arada
işsiz kalanları da işsizlik parası ile destekledi.
Üstelik Avrupa’da nüfus artışı bizdeki gibi olmadığından
aşırı bir işsizlik sıkıntısı çekilmedi.
Eğer ülkemize
bakacak olursak, yaklaşık 40.000.000 kişinin 30 yaşın
altında olduğundan söz edilmektedir. Bu gençlere iş
lazım, işi olmayan insanı parayla desteklesek bile
tasvip etmeyeceğimiz alışkanlıklara meyletmesi
muhtemeldir. Para vermesek yine tasvip etmeyeceğimiz
şekilde kandırılmaya çalışılır. Çünkü etrafımızda
gençliğin olumsuz yönde etkilenebileceği her şey var.
İhracatın %25 inin tekstil sektörü tarafından
gerçekleştirildiğini, ortalama milli gelirin 5.000 $
civarında olduğunu düşünürsek ve yine tekstil sektörü
yan sanayisiyle birlikte istihdamda hala lokomotif bir
sektör olduğuna göre sorunlarımıza acil olarak el
atılmalı, bu konuda bir devlet politikası olmalı, orta
ve uzun vadeli planlar yapılarak sanayici alternatif
sektörlere yönlendirilmelidir.